SANAYİ

Binlerce yıldan buyana,
tarıma ve el sanatlarına dayalı üretim,
19. yüzyıl ortalarından itibaren
makineleşmiş sanayi ile tanışıyor.

İçel, tarım üretiminin kendine yeterli üretim politikası yerine, üretim fazlasını satan bir yol izlemesi sonucunda, tarım ticaret sektörü birlikte gelişmeye başlamıştır. Tarıma bağlı sermaye birikimi, uzun vadede sanayi sektörünün gelişmesinde etkili olmuş ve bu sektörler sürekli birbirlerine bağımlı ve dayanışma içinde büyümüşlerdir.

Tarihçe

Mersin'de, 19. yüzyılın ortalarında başlayan hızlı kalkınma, 20. yüzyıl başlarında elektrik enerjisi kullanımı ve üretim teknolojilerinin gelişmesine paralel olarak devam etti. 1900 yılında Mersyna Oil Mill. Co. Ltd. tarafından yağ fabrikası kuruldu. Kentin en ünlü işadamı Bodosaki adındaki Rum kökenli bir Osmanlı vatandaşı idi. Kentte irili ufaklı çok sayıda sanayi işletmeleri, fabrikalar kurdu. Günümüz Kuvayi Caddesi üzerinde önceleri un fabrikası olarak kurulan tesislerde sabun, buz, çeltik ve 4.500 iğlik iplik tesisi ile Hindistan cevizinden coco yağı üreten ayrı bir işletme, ayrıca Soğuksu Caddesi'nde 120 beygir motorla çalışan, yıllık 200.000 kilo buğday üreten un fabrikası kurdu. 1911 yılında Mıgırdiç-Zelviyan fabrikaları çırçır, un, çevirme, pres ve kırma kısımlarından oluşmaktaydı. Günümüz Müftü köprüsünün yakınında Müftü un ve çeltik fabrikası; ayrıca 1903 yılında yılda 927.000 kilo pamuk işleyen 35.000 kilo bez dokuyan Kokanaki fabrikası; yılda 144.000 kilo un, 100.000 kilo pamuk işleyen Mavromati fabrikası gibi tesisler de bulunmaktaydı.

Bu işletmeler Cumhuriyetin ilk yıllarında sanayileşme sürecine giren Mersin için önemli alt yapıları oluşturmaktaydı.

Cumhuriyet Döneminde
Mersin Sanayinin Gelişimi

Cumhuriyetin kurulması ile mevcut fabrikalar el değiştirdiler. Çukurova sanayi işletmeleri TAŞ fabrikası dışındakiler zamanımıza kadar varlıklarını sürdüremedi. Bodosaki tarafından kurulan Çukurova fabrikası Şaşati biraderlere, onlardan Türkiye İş Bankası'na ait İçel Pamuk ve Yağ TAŞ (içpa) firmasına satılmış. 27 Nisan 1944 tarihinde günümüzdeki Çukurova Holding grubuna geçmiştir.

Cumhuriyet sonrası Mersin'de faaliyet gösteren diğer sanayi tesisleri; Tur yağ, Mustafa Güleç Çırçır ve Prese fabrikası, Şükrü Şıhman Buz ve Çivi fabrikası, M.Alanya ve kardeşleri Nal fabrikası, sonraları Şamanlar Demir Döküm tesisi haline getirilen Cumhuriyet Demirhanesi, Perşembeler Çırçır fabrikası, 1927 den sonra 40 yıla yakın Mersin'in elektrik ihtiyacını karşılayan Elektrik fabrikası, Vital Strumza ve Aziz oğlu Mehmet ve Mustafa Yunus KoII.Şti.'ne ait Rakı ve Şarap imalathaneleri ve 1926 yılında kurulmuş bir Makarna fabrikası, Veli Tevfik Mobilya, çok ortaklı bir Sabun ve Hızar fabrikaları gibi işletmeler başlıcalarıdır.

1954 yılında Mersin limanının temelinin atılmasından 3 yıl sonra, o yıllardaki teknolojinin tüm yeniliklerini taşıyan Ataş Anadolu Tasfiyehanesi, özel bir kanunla Mobil, Caltex ve BP tarafından kurulmuştur. 1957 yılında Ataş rafinerisinin kurulması ile başlayan sanayileşme hamlesi 1968 yılında Akdeniz Gübre Sanayi AŞ, 1969'da Soda Sanayi AŞ, Plassa Plastik Sanayi AŞ, 1972 yılında Çimsa Çimento Sanayi AŞ, Çupasan Plastik Sanayi AŞ, 1973'de Anadolu Cam Sanayi, 1979 yılında Çimsataş Çukurova inşaat Makinaları, Kromsan Soda Sanayi A.Ş. ile devam etmiştir.

Resmi yeni bir pencerede büyük olarak görmek için tıklayınız.

Çimento Fabrikası

Resmi yeni bir pencerede büyük olarak görmek için tıklayınız.

Azot Sanayii

Resmi yeni bir pencerede büyük olarak görmek için tıklayınız.

Cam Sanayii Tesisleri

Resmi yeni bir pencerede büyük olarak görmek için tıklayınız.

Cam Sanayii Tesisleri

Resmi yeni bir pencerede büyük olarak görmek için tıklayınız.

Petrol Rafinerileri

Resmi yeni bir pencerede büyük olarak görmek için tıklayınız.

Petrol Rafinerileri

1975 genel sanayi ve işyeri sayımına göre; İçel'de mevcut küçük ve büyük imalat sanayi işyeri sayısı 2853, 1985 sayımına göre ise 3067 adettir.

İl çapında küçük ve büyük imalat sanayinin 1975-1985 sıralamasında %72-71'i Mersin ve Tarsus ilçelerinde yer almaktadır. Mersin'de 10 yılda %27.5 artış olurken, Tarsus'da %20.5 düşüş olmuştur.

1983-1993 arası 10 yıllık sürede işyeri adedinde %i 31 .5, çalışan adedinde ise %17.9 artış olduğu görülmektedir. İlde 100 kişiden fazla işçi çalıştıran işletme adedi 11'dir. Bunun 7 adedi Mersin, 3 adedi Tarsus, 1 adedi ise Silifke'de kurulmuştur. Bu 11 sanayi tesisinden 10 adedi 1983 öncesi, 1 adedi ise 1983 sonrasında kurulmuştur. Yani, 1983-1993 arası 10 yıllık sürede il bazında büyük sanayi tesisi kurulmadığı anlaşılmaktadır.

100 kişiden fazla işçi çalıştıran il sanayi kuruluşunun Seka Kağıt fabrikası ve Ataş Rafinerisi hariç 9'u, ihracata dönük üretim yapmaktadır. 1985-1993 dönemi 8 yıllık ihracat incelendiğinde görüleceği üzere, sanayi ürünü ihracatı, genel ihracat içerisinde önemli bir yer tutmaktadır. 1985 yılında genel ihracat 209.925 tonla %11.3'ünü oluşturan sanayi ürünleri, 1986-1987-1988 yıllarında artış ve düşüşler göstererek 200-250 bin ton seviyesini korurken 1989'da 170 bin, 1990'da 135 bin, 1991-1992-1993 yıllarında ise 100 bin tonun altına düşmüştür.

8 yıllık süreç içerisinde Mersin'deki sanayi sektörü gelişmesinde en ağırlıklı konumu gıda sanayinin oluşturduğu anlaşılmaktadır. Bu sektör içerisinde ihracata yönelik ürünler; hububat, bakliyat ve narenciyedir. Yaş sebze meyve ambalajlaması mevsimlik olmasına rağmen, önemli bir konuma sahiptir.

1992 yılında Mersin'de gıda sanayi tesis adedi 78. bu sektörde çalışanlar adedi ise 4.317'dir. Makine teçhizat metal eşya sanayi 54 tesis ve 1948 çalışanla ikinci sırayı alırken, bunu orman ürünleri kimya-lastik-plastik sanayi izlemektedir.

1983-1993 döneminde. Mersin Ticaret ve Sanayi Odası'ndan kapasite tasdiki yaptırmış sanayi kuruluşlarının gelişim ortalaması, 1985-1986'da bir miktar düşmekle birlikte %14.5 oranındadır. İlde gelişim potansiyeli genel olarak dış ticaret ağırlıklı olmakla birlikte, gelecek yıllarda ve özellikle Mersin'de sanayinin gelişmesi için koşulların daha da olgunlaşacağı görülüyor.

Mersin Ticaret ve Sanayi Odası'na kayıtlı ve odadan 31.12.1996 tarihine kadar kapasite tasdiki yaptırmış olan sanayi kuruluşlarının sayısı 314 olup bu tesislerde toplam 14.958 kişi çalışmaktadır.

Son yıllarda bölgede, konfeksiyon alanında büyük gelişim gözlenmektedir. Bölgede ortalama 300-350 konfeksiyon atölyesi faaliyet halindedir. Mersin Ticaret ve Sanayi Odası, bu kuruluşların ihtiyacı olan kalifiye eleman ihtiyacının karşılanması amacıyla, iş garantili konfeksiyon sanayine makinacı yetiştirme kursları düzenleyerek sektörünün gelişimine katkıda bulunmaya çalışmaktadır. Bu sektörün önümüzdeki yıllarda daha sağlıklı bir gelişme göstereceği, kurulan şirketlerden de anlaşılmaktadır. Ayrıca bu sanayi dalı önemli miktarda göç alan kentimizdeki işsizlik açısından emniyet subablarından birisi olarak görülmektedir.

KOBI'ler ülkenin ve ilimiz sanayileşmesinin ana kaynağını, üretim ve istihdamın da bel kemiğini oluştururlar. Özellikle Gümrük Birliği bağlamında oluşan rekabet şartlarında, finansal ve hammadde yönünden desteklenmesi gerekmektedir. Toplam istihdam içindeki payları %76, toplam üretim (katma değer) içindeki payları %40 yatırım içindeki payları %26.5 olan KOBI'lerin toplam kredilerden aldıkları pay sadece %4-5 gibi çok düşük düzeydedir.

İldeki zengin tarımsal hammaddeyi işleyecek iplik, dokuma, yağ, yem, çırçır, ambalajlama, meyve suyu, konfeksiyon gibi fabrikaların kurulmasından başka, yine tarım çalışmalarını etkileyecek tarım aletleri, motopomp, plastik, gübre sanayi gibi işletmeler de kurulmaya başladı. Mersin, liman kenti olduğu için devlet ve büyük şirketler, yurt ekonomisini etkileyecek fabrikaların yapılmasına önem vermişlerdir. Soda, cam, çimento, petrol, maden, gübre sanayileri bunların başlıcalarıdır. Mersin'in doğu yönü, her yıl yapılan sanayi kuruluşları ile dolmaktadır. Büyük fabrika bacalarının yükseldiği Mersin kenti, güney bölgesinin Adana'dan sonra ikinci sanayi ve ticaret merkezi olmuştur.

 

Mersin'de Bulunan Büyük Sanayi Kuruluşları

Mersin'de 100 işçiden fazla işçi çalıştıran ve Türkiye genelinde önemli sanayi kuruluşları şunlardır.

1) Çukurova Sanayi işletmeleri TAŞ
2) ACS. Anadolu Cam Sanayi
3) Akdeniz Gübre Sanayi AŞ
4) IV. Gübre Kompleksi
5) Soda Sanayi AŞ
6) Kromsan AŞ
7) Çimsa, Çimento Sanayi ve Tic. AŞ
8) Plassa, Plastik San. Tic. AŞ
9) ATAŞ Anadolu Tasfiyehanesi AŞ

Tarsus'da Bulunan Sanayi Kuruluşları

Sanayi yönünden İçel'in Mersin'den sonra gelişmiş ilçesi Tarsus'tur. İlçenin tarım ürünlerini değerlendiren sanayi kuruluşlarından başka, yurt ekonomisini etkileyecek kadar ilerlemiş tarım aletleri, makine yedek parçaları, takım tezgahları yapan fabrikalar, şekerli yiyecek imalathaneleri, tuğla ve seramik fabrikaları vardır.

1) Tekstil İplik-Dokuma Sanayi:

Çukurova İplik Sanayi
Çukurova Dokuma Sanayi
Berdan Tekstil Sanayi
Yidaş (Yavuzlar) İplik Sanayi
Aksantaş Tekstil Sanayi
Levent Tekstil Sanayi
Sümerbank Mensucat Boya Sanayi

2) Gıda Sanayi

Çukobirlik Çırçır ve Yağ Sanayi
Çeşitli Yağ Sanayi
Ambalaj (Ansa) Sanayi
Küp Şeker İmalatı
Bakliyat-Hububat Eleme
Un Fabrikaları
Zeytinyağı İmalatı
Çırçır Prese Sanayi
Çeltik Temizleme Atölyesi
Bisküvi Sanayi
Meşrubat Sanayi
Helva, Cezerye, Lokum, Buz İmalatı

3) Makine Sanayi

Çumitaş Çukurova Makine Sanayi
Torna Aynası Sanayi
Elektrik Malz. Sanayi
Alüminyumdan Mak.Yed.Par.San.
Damperli Kamyon Kasası imalatı
Ticari Buz Dolabı İmalatı
Damperli Tarım ve Su
Asansörün Montaj Yolu ile imali
Römorku San.
Mısır Kurutma Makinası Sanayi
Pik ve Çeltik Döküm Sanayi
Makine ve Yedek Parça
Derinkuyu ve Su Pompası Sanayi
Samedoğlu Yonga Levha Sanayi

4) Plastik Sanayi

Plastik Sanayi
Lastik Kaplama Atölyesi
Hortum Sanayi
Plastik İplik Masura Sanayi
PVC Kapı-Pencere Sanayi
Plastik Mutfak Eşyası Sanayi
Plastik Poşet Torba Sanayi

5) Diğer Sanayiler

Tuğla ve Seramik Sanayi
Biriket, Büz, Beton boru Sanayi
Alçı, Tebeşir Sanayi
Mobilya Sanayi
Hızar, Ambalaj Malz. Sanayi
Tavuk Yemi Sanayi
Konfeksiyon Sanayi
Oto Camı Sanayi
Karo imalatı

Tarsus'da bu sanayi kuruluşlarından başka, küçük sanayi kollarında faaliyet gösteren ve sayıları 4000 kadar olan esnaf vardır.

Sınırlı Sorumlu Tarsus Küçük Sanayi Sitesi Yapı Kooperatifi:

Donuktaş mevkiinde yapımı tamamlanan 200 iş yerinde, küçük sanayi ve tamirat işiyle uğraşanlar, yedek parça satıcıları, ağaç işleri yapımı, sıcak-soğuk demirciler ve dökümcüler, kaynakçılar mekan edinmişlerdir.

Bunun dışında Tarsus'daki küçük esnafların bir kısmının eski Mersin yolu civarında, bir kısmının Beydeğirmeni civarında, diğerlerinin ise kentin çeşitli bölgelerinde iş yerleri vardır.

İçel'de 1996-1997 Yıllarında Yatırım Tutarı 1 Trilyon TL'nin Üzerinde Olan Yabancı Yatırım Teşvik Belgesi Almış Firmalar

Kırklareli Cam Sanayi AŞ
Çukurova San. İşI. AŞ
Ova Sca Packaging Ambalaj San. veTic. AŞ
Tepe Knauf İnş. ve Yapı Elemanları San.Tic.AŞ

Mersin Tarsus Organize Sanayi Bölgesi

Resmi yeni bir pencerede büyük olarak görmek için tıklayınız. Organize Sanayi Bölgeleri, birbirleri ile uyumlu üretim yapan küçük ve orta ölçekli sanayi kuruluşlarının planlı bir alanda ve ortak altyapı hizmetlerinden yararlanacak şekilde standart ve düzenli bir fabrikalar topluluğudur. Organize Sanayi Bölgesi içinde yerleşecek sanayinin birbirini tamamlayan veya birbirinin yan ürününü oluşturan kuruluşlardan olması ile küçük ve orta ölçekli sanayicilerin bir araya getirilmesi amaçlanmaktadır. Çünkü işletmelerin bir araya toplandığı bölgelerde sanayi gelişmektedir.

Organize Sanayi Bölgesinin sanayinin mevcut gelişmesinin düzenlenmesi ve gelecekteki büyümenin hızlı ve diğer sektörlerdeki gelişmeleri tamamlayıcılık açısından önemli görevi de bulunmaktadır. İçel ilinin ve özellikle Mersin-Tarsus kentlerinin tarımsal özellikleri de dikkate alındığında, Mersin-Tarsus Organize Sanayi Bölgesinin önemi bir kat daha artmaktadır. Avrupa ve Ortadoğu arasında bir köprü ve ara bölge durumunda olan ve ülke ekonomimizde de önemli bir yer işgal eden İçel ilinin, tarım ve ticaret sektörleri yanında sanayi sektörünün de gelişmesi kaçınılmazdır. Bu nedenle 1976 yılında Bakanlar Kurulu kararı ile Mersin-Tarsus Organize Sanayi Bölgesinin kurulma kararı alınmıştır. 1992 yılında yer seçimi yapılan Tarsus-Huzurkent kasabasının kuzeyinde bulunan Nacarlı-Evci köyleri arasındaki 350 hektar 6. derecede tarım alanı olan sahanın kamulaştırılması yapılmıştır. 1993 yılında Organize Sanayi Bölge Müdürlüğü kurulmuş ve bir yıl içerisinde de yol, su, kanalizasyon ve elektrik projeleri yaptırılmıştır.1994 Mart ayında iki aşamalı inşaat ihalesinin I. kısmı yapılmıştır. 1996 Aralık ayı sonunda I. kısım bitirilmiş ve Il. kısım inşaatlarına başlanmıştır. 1998 Nisan ayı sonunda da 380 hektar alanın alt yapısı bitirilmiştir. Bu durumda 380 hektar Organize Sanayi Bölgesinin tüm alt yapısı 5 yılda bitirilmiş olacaktır.

Mersin-Tarsus Organize Sanayi Bölgesinin 2500 metrekare alanında 600 bin metrekare kadar 166 fabrika tesis edilecektir. Şimdiye kadar 118 parsel tahsis edilmiş, 8 fabrika faaliyete geçmiş, 10 fabrika binası inşaat halinde, 20 fabrikanın temel ve hafriyat çalışmaları sürdürülmekte, 35 fabrikanın uygulama projeleri hazırlanmış, 30 parsel sahibi de avan proje aşamasındadır. 66 parselden 103 parsel sahibi fabrika kurma çalışmalarına başlamıştır. Geri kalan 63 parselin 40 parseli arazinin çok engebeli olmasından dolayı, ancak teraslama yapılarak verilebilecektir. Geri kalan 23 parselinde 1998 yılı içinde tahsis edileceği tahmin edilmektedir. 31.12.1997 tarihi itibariyle kamulaştırma ve alt yapı için toplam 500 milyar lira harcanmıştır. Hektar başına tahminen 1.5 milyar lira düşecektir.

Mersin Serbest Bölgesi

Resmi yeni bir pencerede büyük olarak görmek için tıklayınız.

Mersin Serbest Bölgesi, bugün ulaştığı yatırım ve ticari faaliyetlerin düzeyi, Türkiye'nin en gelişmiş serbest bölgesi olarak ülke ekonomisinde yerini bulmuştur. Türkiye'deki 9 serbest bölge içerisinde birinci sırada bulunan Mersin Serbest Bölgesi, tüm serbest bölgelerde gerçekleştirilen ticaret potansiyelinin %50'sini tek başına gerçekleştirmektedir.

Serbest bölgenin toplam alanı 780.000 metrekaredir. Yatırım alanları toplamı 528.000 metrekare olup, %100 doluluk oranına ulaşmıştır. 1998 yılı itibariyle 101 yabancı, 375 yerli olmak üzere 476 firma toplam 608 adet faaliyet ruhsatı ile bölgede; alım-satım, üretim, depolama, kiralama, montaj-demontaj, bankacılık-sigortacılık ve diğer hizmet konularında faaliyet göstermektedir.

Bu faaliyetler nedeniyle bölgede, 1997 yılında 1 .8 milyar dolarlık ticaret hacmi gerçekleşmiş olup, bu yılın ocak ayı ticari potansiyeli ise 116 milyon dolardır. Bölgede bugüne kadar gerçekleşen toplam ticaret hacmi 7.8 milyar dolara ulaşmıştır.

Bölgenin 1988 yılında buyana gelmiş olduğu durum, gelişmiş ülkelerdeki serbest bölgelerin gelişme süreciyle kıyaslandığında daha iyi bir ivme yakaladığını göstermektedir.

Kısa zamanda hızlı bir gelişme gösteren Serbest Bölgenin bulunduğu alan giderek yetersiz kalmıştır. Öte yandan ATE entegrasyonu ve gümrük birliği ile birlikte, yurtiçi ve yurtdışından bölgeye yönelik ilgi ve yabancı sermaye yatırımları da gözönüne alınarak bölgenin genişletilmesi çalışmaları hükümet nezdinde devam etmektedir. Yeterli ödenek ayrılması durumunda bölgenin doğusundaki Tağaş'a ait arazi kamulaştırılarak Serbest Bölgeye katılacaktır.

Kara, hava, deniz ve demiryolu ile her türlü ulaşım ağına bağlı olan bölgede, bugüne kadar devletçe 11 milyon dolar, özel sektörce de 55 milyon dolarlık yatırım yapılmış ve 4000 kişiye iş imkanı sağlanmıştır. Her türlü gümrük vergi ve kambiyo mevzuatı hükümlerinin uygulanmadığı bölgenin işletmesi de özel bir şirkete verilerek, firmalara daha ucuz ve geniş hizmet sağlanmaya çalışılmıştır. Bölgede gıda, tarım ve sanayi ürünleri başta olmak üzere her türlü malin serbestçe alım-satımı yapılmaktadır.

Toprak, Su ve Güneşle Gelen Bereket

Tarım

Ilıman iklimi, verimli arazi yapısı, çalışkan insan özellikleriyle, tarımsal üretimde avantajlara sahip olan İçel ili, tarihi geçmişinde de tüm bu özellikleri sayesinde önemli bir tarım merkezi olmuştur. İçel bölgesi tarımsal üretim değerlerini ticarete aktarabilmiş olması nedeniyle, tarım-ticaret-sanayi, özellikle tarım ürünlerine dayalı sanayi, iş gücü ve hammadde ve sermaye bazında iç içe olmuştur. Bu dayanışma ise gelişmeyi ve verimliliği sağlamıştır.

İçel tarımının gelişmesinde, ilin elverişli iklim ve toprak yapısının yanında, Çukurova bölgesinin önemli payı vardır.

Tarihçe

1832'de bölgeyi ele geçiren Mısırlı İbrahim Paşa, 8 yıl bölgeyi bağımsız bir eyalet olarak idare etmiştir. Yönetimi sırasında tarımın geliştirilmesi için, Tarsus Ovası Sulama Projesi'ni hazırlatmış, Mısır ve Suriye'den pamuk tohumuyla şeker kamışı, Kıbrıs'dan da nitelikli buğday ve arpa tohumları getirmişti. lyi cins arpa ilk defa bu dönemde ekilmeye başlanmıştır. Suriye'den tarımda çalıştırmak amacıyla getirttiği yetişmiş işçiler, bölge tarımında yararlı olmuşlardır. i9. yüzyılın sonlarında İngilizler'in ve AImanlar'ın bölgedeki pamuk üretimini geliştirmeye yönelik faaliyetleri olmuştur. 1857 yılında kurulan Manchester Cotton Suply Ass. şirketinin girişimi ile 1864 yılında Mısır'dan getirilerek üreticiye dağıtılan binlerce kiloluk tohum, bölgedeki pamuk tarımına büyük yarar sağlamıştır.

1880 tarihli Adana Vilayet Salnamesin'de; yörede buğday, arpa, susam, pamuk ve nohut üretimi olduğu; üretimin bir kısmının Avrupa'ya ihraç edildiği, diğer kısmının bölgede kullanıldığı; üretilen portakal, limon, elma, şeftali gibi meyve ve patlıcan, bamya vs.nin Adana ve Mersin'de tüketildiği anlaşılıyor.

Mersin; Adana ve Tarsus'daki tarımsal gelişmeye bağlı olarak, Çukurova'nın başlıca iskelesi durumuna gelmişti. 1886'da Adana-Mersin demiryolunun açılması; bir yandan Mersin iskelesinin önemini artırırken, bir yandan da pamuk tarımının gelişmesine, sebze ve meyve üretiminin artarak pazara yönelmesine yol açtı. İçel ilinin iklim ve toprak özellikleri, birçok meyve türünün yetişmesine olanak sağlamış ve meyve yetiştiriciliği en önemli tarım kollarından biri durumuna gelmiştir. İlin kıyıdaki ovalık kesimlerine hakim olan Akdeniz iklimi, Toros yaylalarında kışları karlı ve soğuk, yazları serin iklime dönüşür. Bu nedenle kıyı kesimlerinde muz ve turunçgiller gibi sıcak kuşak meyveleri, iç kesimlerde ise sert iklim koşullarına daha dayanıklı meyve türlerinin üretimi yaygınlaşmıştır. İlin bu değişik iklim yapısı, birçok meyvenin yetişmesine elverişli doğal koşulları hazırlamış ve meyve türlerinde büyük bir çeşitlilik sağlamıştır.

1960'lı yıllarda kaliteli ve yüksek verim alabilmek amacıyla, tarıma önemli yatırımlar yapılmıştır. Berdan I ve Berdan II sulama kanalları bu dönemde açılmış, sulu tarıma geçiş sağlanmış, narenciye ekimi ile sebzecilik teşvik edilmiştir. Sulu tarıma geçilmesi ile birlikte özellikle narenciye üretiminde büyük bir artış olmuş ve narenciye ihracatı İçel dış ticaretinde uzun yıllar en önemli ihraç maddesi olmuştur.

Toroslar'ın eteklerine kadar uzanan kıyı kesimlerinde tabii bitki örtüsü makidir. Toroslar ise zengin ormanlarla kaplıdır. Ormanları çam, ladin, köknar gibi ağaç türleri oluşturur.

Ovalar ve Ürünleri

Yenice ve Tarsus ovaları ile Mersin'i çevreleyen üçgen şeklindeki alüvyon arazi, ilin doğu kıyılarında yer alan en geniş düzlüklerdir. Mersin'den batıya doğru uzanan kıyı şeridi Erdemli, Hacishaklı, Aydıncık, Bozyazı ve Anamur'da görüldüğü gibi yer yer, bir kaç km. genişliğinde büyükçe düzlükler halini almakta ve Silifke çevresinde de genişçe bir ova bulunmaktadır. Birçok yerde Toroslar, ormanlık veya makilik dik yamaçlar halinde Akdeniz'e kadar inmektedir.

İçel ilinde, Tarsus'dan Anamur'a kadar bütün kıyı ovaları, tarım alanında önemli yer tutar. Tarıma en uygun yerler Tarsus, Mersin, Erdemli, Aydıncık ve Anamur ovalarıdır

Akdeniz kıyı şeridi ve dağ etekleri arasında bulunan ovalarda turunçgillerin her çeşidi, özellikle portakal üretimine yer verilmektedir; yafa, vaşington, şeker, misket, ongun ve kan portakalı çeşitleri yetiştirilmektedir. Portakal dışında Mandalina, limon ve greyfurt da yetiştirilen ürünler arasındadır.

Turunçgiller, soğuk olmayan ılıman ve nemli yerlerde yetiştirilen bir ürün cinsidir. İçel ilinin deniz kıyıları ile Toroslar'ın etekleri arasında kalan, doğudan batıya doğru yeşil bir şerit gibi uzanan ovalarda turunçgil; Mersin ve Erdemli'de, portakal, limon ve mandalina yetiştirilmektedir.

Silifke'nin Göksu vadisi ve Erdemli ovası en iyi cins limonların yetiştirildiği yerlerdir. Anamur'da yeni açılan sulama tesisleri, limon dikimine önem kazandırmış, ayrıca burada ünlü Anamur muzunun seracılığı da yapılmaktadır. Aydıncık ve Gülnar'ın Ovacık yörelerinde de turunçgil bahçeleri bulunmaktadır.

Turunçgillerden sonra diğer önemli tarım ürünü ise turfandacılık yoluyla yetiştirilen turfanda sebzecilik ve seracılıktır. Turfandacılık Mersin ovasının kıyıya yakın yörelerinde yapılmaktadır. Bu yörede topraktan yılda iki veya üç defa ürün alınır. İlk baharda domates, biber, hıyar, patlıcan ve kabak turfanda olarak yetiştirilir. Bu ürünler toplandıktan sora, aynı alanda "güzlük" denilen marul, taze fasulye,turp, kabak ve hıyar gibi ürünler dikilir. Üçüncü olarak Sonbaharda aynı alana bu defa bakla, soğan, pırasa, ıspanak, marul dikilmektedir

Yaylalık yörelerde elma, şeftali, kiraz yetiştirilmektedir. Daha önceleri Silifke ve Tarsus yaylalarında yetiştirilen turfanda kayısının merkezi günümüzde Mut ilçesi olmuştur Mut, yurt çapında turfanda sofralık şekerpare kayısısı ile ün kazanmıştır.

Dalgalı arazilerde bağcılık önemli bir yer tutmaktadır. Turfanda olarak satılan Tarsus Beyazı ve Recep üzümleri, bölgenin en iyi cins bağ ürünleridir ve dış ülkelere de gönderilmektedir. Dağlık ve yaylalık yörelerde buğday, arpa, çavdar ve nohut gibi tahılların ekimi yapılmaktadır.

İçel'in dalgalı arazi bölgelerinde melengiç ağaçlarına aşı yapılarak Antepfıstığı yetiştirilmektedir. Bu yörede yetiştirilen zeytin ağaçlarından zeytinyağı ve sofralık zeytin üretim yapılmaktadır.

Çoğu Silifke'de olmak üzere, kıyı ovalarında çilek ekimi yapılmakta ve toplanan çilekler, plastik kutularda bozulmadan çevre illere gönderilmektedir.

Yenidünya, erik, incir, Trabzon hurması, ayva ve badem gibi meyveler, İçel'in elverişli yörelerinde yetiştirilmektedir. Bu meyveler çevrede tüketildiği gibi diğer illere de pazarlanmaktadır.

Tarsus ve Silifke'de pirinç; Mut, Anamur ve Silifke ovalarında yerfıstığı, susam; Gülnar, Mut ve diğer yaylalık yörelerde nohut, mercimek, kurufasulye, Tarsus ve Yenice ovalarında ise pamuk üretimi yapılmaktadır.

Ülke Genelinde Sulanan Alanların %25'i ile En Büyük Bölge

Sulama

Bitkisel üretimdeki en önemli unsur sulama olan bölgede, yerüstü ve yeraltı su kaynaklarının varlığı ve bunların debileri önem kazanmaktadır. Akdeniz bölgesi genelinde olduğu gibi, İçel'de de akarsu rejimleri düzensizdir. Yerüstü su kaynaklarının en önemlilerini oluşturan Göksu ve Tarsus çayları, karların erimesinden sonra, Mart, Nisan ve Mayıs aylarında kabarır. Çok yoğun buharlaşma olan yaz ve sonbahar aylarında ise, debileri çok azalır.

İl de Sulanabilir ve Sulanan Alan

İlde Tarım Alanı Toplamı

309.431 ha

İlde Sulanan Tarım Alanı 195.085 ha
Sulanan % %63

Bugüne kadar 32 adet değişik amaçlı yapılacak barajın raporu hazırlanmış, bunlardan 7 adedi inşa edilerek işletmeye açılmış, üç adedinin inşası halen devam etmektedir. Ayrıca sulamaya hizmet eden 11 adet regülatör inşa edilmiştir.

Bölge Müdürlüğü sınırları içinde 35 çeşit ürün sulu koşullarda yetiştirilmektedir. Bölge barajlarında yılda 325 ton balık üretilmektedir.

Sulamalar

Berdan Sulaması: Hidrolik havzası Doğu Akdeniz, su kaynağı Berdan barajı, su alanı 12.000 ha,sulamanın başladığı yıl 1940.

Mersin Pompaj Sulaması: Hidrolik havzası Doğu Akdeniz, su kaynağı Berdan barajı, su alanı1 1 .150 ha, sulamanın başladığı yıl 1966.

Erdemli Pompaj Sulaması: Hidrolik havzası Doğu Akdeniz, su kaynağı Erdemli bataklığı, sulama alanı 550 ha, sulamanın başladığı yıl 1984.

Limonlu Sulaması: Hidrolik havzası Doğu Akdeniz, su kaynağı Lamas çayı, su alanı 100 ha, sulamanın başladığı yıl 1968.

Hizmetteki Göletler ve Depolama Hacmi: Erdemli'de Esenpınar Göleti (304.190 m3), Çavuşlu Kaleönü Göleti (1.636.000 m3), Karakız Göleti (3.240.000 m3), Merkez Evcili Değirmendere Göleti.

Seracılık

İçel ilinde. geniş alanlarda seracılık yapılmaktadır. Seracıların sayısı ilçelere göre şöyledir: Merkez'de 2.750, Anamur'da 1.270, Erdemli'de 2.300, Gülnar'da 170, Silifke'de 550, Tarsus'da 4.600, Aydıncık'da 900, Bozyazı'da i .200, Toplam seracılık yapan 13.740 kişi bulunmaktadır.

Hayvancılık

Hayvancılık, İçel'in dağlık kesimleriyle eşik alanlarında yaşayan nüfusun önemli geçim kaynaklarından biridir. İlin dağlık bölgelerinde tahıl tarımı yanında, hayvancılık da yapılır. Bunun dışında, hayvancılık il genelinde, küçük işletmeler için yardımcı gelir ve gıda kaynağı olarak da önem kazanmıştır.

İlde, 1950'lerde tarımda makineleşmenin hızlanmasıyla ve ekim alanlarının genişlemesiyle birlikte, meralar azalmaya başlamış, bunun sonucu olarak et ve yem sıkıntısı baş göstermiştir. Bu durum, daha çok mera hayvancılığı yapan işletmeler de besi ve süt hayvancılığına yönelmiştir.

İlde bahçe tarımının gelişmesiyle birlikte, çiftlik gübresi kullanımının giderek önem kazanması, hayvansal ürünlerin tüketimindeki artış ve yurt dışına pazarlama olanaklarının doğması, besi hayvancılığının giderek yaygınlaşmasında başlıca etkenler olmuştur.

İlde, 1960'lı yılların başından sonra hayvansal ürünlerde verimliliği artırmayı amaçlayan tohumlama çalışmaları da hayvancılığı olumlu yönde etkilemiştir.

İçel'de meraların az olması nedeniyle, otlak hayvancılığı yerine, ahır hayvancılığı yapılmaktadır. Et tüketiminin artışı, limandan canlı hayvan dış satımının kolayca yapılması ve yem fabrikasının bulunması gibi nedenler, ahır besiciliğinin gelişmesini sağlamıştır.

Dalgalı yörelerde, dağlık ve ormanlık yerlerde kıl keçisi ve koyun yetiştirilmektedir.

Arıcılık, son yıllarda gelişen ve geliri yüksek olan bir geçim alanı olmuştur. Mersin'de 1968'de kurulan Bal Kooperatif sayesinde arıcılık yeni tekniklerle yapılmaktadır. Göçebe arıcılık ile yılda üç defa aynı kovandan bal alınabilmektedir.

Su Ürünleri

İçel ilinin kıyıları su ürünleri bakımından çok zengindir Kıyı şeridi; doğuda Seyhan akarsuyunun deniz döküldüğü yer ile batıda Seçkin (Kaladran) deresinin denize döküldüğü yer arasında ve toplam uzunluğu 360 km'dir. Kıyı şeridi üzerinde Dipsiz dalyanı, Paradeniz-Akgöl dalyanı önemli sulak oluşturmaktadır.

Akarsuların denize getirmiş olduğu besin maddeleri nedeni ile akarsuların denize döküldüğü mansaplar ve ayrıca Viranşehir, Tırtar açıkları verimli av alanlarıdır. Silifke ilçesi hudutları dahilinde bulunan ve 2.100 ha alana sahip olan Paradeniz-Akgöl dalyanı da önemli av alanlarındandır. Ayrıca Kazanlı kasabasında deniz ürünleri üretimi yapılmaktadır.

İçel'in kıyı boyunca balıkçı teknelerinin barındığı liman ve barınaklar, doğudan batıya doğru Karaduvar, Mersin, Taşucu ve Bozyazı'da bulunmaktadır.

Trol ağı ve paraketa ile Demersal (dip), gırgır ağı ile de orta su ve pelajik balıklar yakalanmaktadır. Ayrıca Paradeniz-Akgöl'de dalyancılık usulü ile balık avlanmaktadır. İlde avlanan balıkların ekonomik değerine ve avlanma miktarına göre Lagos, Barbunya, Mercan, Kefal, Dil, İskarmoz, Mezgit, Karides,Mürekkep balığı, Kalamar, Levrek, Karagöz, Çipura, İstavrit, İzmarit, Mırmır, Kırlangıç, Karakulak, Halili, Sardalya, Turna, Kalyoz vs gelmektedir. İlde 1996 yılı deniz ürünleri üretimi 1 .991 ton, tatlı su balıkları üretimi 28 ton, kültür balıkları üretimi ise 74 tondur.

İlde faal durumda olan kooperatifiler Silifke, Taşucu, Aydıncık, Hacıishaklı ve Anamur'da bulunmaktadır.

İçel'de tatlı su balıkçılığı, tesis edilen işletmeler ile akarsu, dere ve çaylarda avcılık, göl-gölet ve baraj göllerinin balıklandırılması şeklinde yapılmaktadır.

Bu amaçla Tarsus'da Darıpınarı köyünde 1.500 kg/yıl, Silifke'nin Kızılcageçit köyünde 25-30 ton/yıl ve Elvanlı'da 15 ton/yıl kapasiteli alabalık işletmesi tesisleri bulunmaktadır. Mut'da Mut-Karaekşi orman içi dinlenme tesislerinde, Tarsus Namrun'da tatlı su balıkçılığı yapılmaktadır.

Tarsus ilçesinde bulunan Berdan Baraj gölü ve Çavuşlu göleti, Erdemli ilçesinde Esen pınar göleti, Gülnar ilçesinde Hortu göleti, Silifke ilçesinde Akgöl, Tarım ve Köy işleri Bakanlığı'nın balıklandırma ve kerevitlendirme projesi doğrultusunda, 1981 yılından itibaren her yıl stok tespiti yapılarak uygun görülenler aynalı sazan balığı yavrusu ile balıklandırılmıştır.

Toros Dağları ile Akdenizi Birbirine Bağlayan Hayat Kuşağı

Orman ve Ormancılık

Bilimsel araştırmalara göre, 8000 yıl önceleri İçel bölgesinin hemen tamamının ormanlarla kaplı olduğu bilinmektedir. Yörede ilk yerleşimler, Tarsus Gözlükule ve Mersin Yumuktepe'de Yeni Taş Çağı ile başlar. Tarihçe bölümünde anlatıldığı gibi, bölgede ardarda pek çok uygarlık hüküm sürmüştü. Günümüze kadar gelen binlerce yıl boyunca, yörede bulunan ormanlar, özellikle sedir çamı, sadece bölgenin değil, tüm Doğu Akdeniz ülkelerinin ağaç ihtiyacı için kullanılmıştır. MÖ 7. ve 8. yüzyıllarda giderek gelişen Akdeniz kolonizasyonu sürecinde Fenike, İon, Akha, Rodos, Milet gibi denizci uluslar çok sayıda gemi inşa ettiler. MÖ 5. yüzyılda Pers-Yunan Savaşları sırasında, Persler'in kullandığı 1000'in üzerindeki geminin bir bölümü, Kilikya ormanlarından sağlanan ağaçlarla inşa edilmişti. Seleukhos Krallığı'nın son günlerinde, yöreye uzun yıllar egemen olan çok sayıdaki korsan filoları, Roma, Bizans ve Türk İslam dönemine ait askeri ve ticari teknelerin ahşap ihtiyacının önemli bir bölümü yine bu bölgeden sağlanmıştı. Bir gemi yapımı için, küçük bir ormann yok edildiği düşünülürse, kesilen ormanlarin ne büyük boyutlarda olduğu kolayca anlaşılabilir. 19. yüzyılda ise yapımına başlanan Süveyş kanalının inşaatında,çok büyük miktarlarda tomruk ve kereste, yine İçel ormanlarından sağlanmıştı.

insan eliyle yapılabilen ağaç üretiminin yanı sıra, ormanlar kendisini yenileyebilir milli bir servettir. Orman Genel Müdürlüğü'nce 10-20 yıllık periyotlar için hazırlanan Amenajman planları verileri çerçevesinde yapılmaktadır. İçel Orman Bölge Müdürlüğü'nce her yıl ortalama 370000 metreküp yakacak (tomruk, tel direk, maden direk, sanayi odunu), 60000 ster yakacak odun üretilerek piyasaya arz edilmektedir. Satışlardan elde edilen nakit geliri ile ormancılık faaliyetlerinin yürütülmesine, yeni orman alanlarının açılmasına ve korunmasına çalışılmaktadır. Mersin Orman Bölge Müdürlüğü; Akdeniz, İçel ili kıyı bandı, kuzeyde Konya ilini içine alan, Toroslar'ın güneye bakan kısmında 0 rakım ile Toroslar'ın zirvelerine kadar uzanan geniş bir bölgede faaliyet göstermektedir.

İçel ilinin orman varlığı içinde, ana ağaç türleri alçak rakımlarda kızıl çam, yüksek rakımlarda ise karaçam ve sedir ağaç türlerinden oluşmaktadır. Bölge Müdürlüğünün orman varlığı şöyledir.

Orman Bölge Müdürlüğünün Orman Serveti 34.458.125 metreküp, Orman Varlığı 03.984 ha. Orman Ürünlerinden Elde Edilen Gelir 2.676.926.324.381.-TL, Ormanın Bölge Ekonomisine Katkısı 2.536.935.161.120. TL. 1996 yılı itibariyle baltalık orman serveti 72.650 dir. Toplam ağaçlandırma 2355ha, orman içi ağaçlandırma 2355 ha, dikilen fidan sayısı 3.378.000 adet, bakım çalışması ise 3274 ha'dır.

Ağaçlandırma Çalışmaları ve Orman Yollarının Yapımı

Orman tahribatı, %90 insanların neden olduğu orman yangınlarından kaynaklanmaktadır. Usulsüz açma, hayvan otlatma gibi nedenlerle yok olan orman varlığının yeniden oluşturulması, yaşlanan ormanların yenilenmesi veya bozuk (verimsiz) orman alanlarının iyi vasıflı orman haline getirilmesi amacıyla yapılan ağaçlandırma çalışmaları sonucunda; 1996 yılı sonu itibariyle 36245 hektar sahada orman içi ağaçlandırma çalışmaları tamamlanmıştır

Anamur Mut, Tarsus ve Tekir fidanlıklarında, yılda ortalama 1500000 adet fidan üretilmekte, fidanların büyük bir kısmı orman içi ağaçlandırmada kullanılmaktadır.

Orman Bölge Müdürlüğünün en dikkate değer çalışmasıdır. Daha önce mevcut olanlara yapılan ek çalışmalar sonucunda, orman yolları 6000 km'yi bulmuştur.

Orman Bölge Müdürlüğünün Turizm Sektörüne Ait Çalışmaları

Mersin Orman Bölge Müdürlüğünün İçel ili hudutları dahilindeki turizm sektörüne ait çalışmaları şunlardır.

1 ) Rekreasyon alanları, tabiatı koruma alanları,tabiat harikaları (Anıt ağaçlar):

İçel ilinde i 4 orman içi dinlenme yeri bulunmaktadır. Anamur-Pullu, Bozyazı-Dikilitaş, -Gülnar-İncekum, Silifke-Akdere, Erdemli-Erdemli Sahil Çamlığı, Mersin Gümüşkum Akdeniz sahil kenarındaki mesire ve plaj yerleridir. Erdemli Sahil Çamlığı, Anamur-Pullu, Bozyazı-Dikilitaş ve Silifke-Akdere aynı zamanda çadırlı ve karavanlı kamp alanı özelliğine de sahiptir. Pullu, Avrupalılarca iyi tanınan ve A sertifikalı bir dinlenme yeridir. Silifke-Çamdüzü, Mut-Karaekşi, Mersin-Kuyuluk, Mersin-Çopurlu, Mersin-Gözne Kale çamlığı, Tarsus-Karabucak, Tarsus-Bahçe dinlenme yerleri günübirliktir.

İçel yöresinde Kadıncık Deresi'ndeki Ana Ardıç, Türkiye'nin en yaşlı ardıç ağacı olarak bilinmekte ve i 000 yaşında olduğu tahmin edilmektedir

Cocakdere "Koca katran" adı ile bilinen sedir ağacı ile Silifke Gülnar yolu üzerindeki kızıl çam da bunlardan birkaçıdır.

2 ) Yaban Hayatı ve Av Turizmi:

Sahilden Toroslar'a kadar uzanan alanda yaban hayatı oldukça zengindir Dağ keçisi, domuz, tav-şan, kurt, çakal, turaç, keklik, şahin ve doğan buralarda bulunan hayvan türleridir

Göksu deltası (Silifke ovası) Türkiye'nin ikinci derece göçmen kuş rezerv alanıdır. Milli Parklar Av ve Yaban Hayatı Genel Müdürlüğü'nce Av Koruma ve Üretme Alanı olarak yapılmıştır

Orman İçi Su Ürünleri Faaliyetleri

Orman içi akarsularının balıklandırılması çalışmaları ve balıkçılığı teşvik bakımından, iki adet olan balık üretme istasyonları devreye sokulmuştur. Tarsus-Bahçe alabalık üretme istasyonu, Mut-Karaekşi üretme istasyonu olup, ayrıca i 8 adet orman içi akarsuyu da balıklandırılmıştır

Ormanların korunması yönünde, orman köylülerinin ekonomik gücünü artırmak ve kalkınmalarına katkıda bulunmakla ilgili olarak:Fenni arıcılık işletmeleri; evcil, küçük ve büyük baş hayvancılık işletmeleri ile ahır hayvancılığını teşvik ve geliştirmek üzere yem bitkileri yetiştirilmesi; akarsu, göl, deniz balıkçılığı işletmeleri; her türlü el ve ev sanatları ile küçük sanayi işletmeleri; tabii ve kültür mantar üretim işletmeleri; ipekböcekçiliği işletmeleri; yayla, deniz, termal ve benzeri turizm işletmeleri; termal,güneş ve rüzgar enerjisine dayalı ısınma ve seracılık işletmeleri; her türlü meyve, sebze üretimi ve değerlendirmesine ait işletmeler; tıbbi ve aromatik bitki yetiştirme ve benzeri işletmeler; ormancılığın, tarım ve hayvancılığın geliştirilmesi amacıyla küçük sanayi tesisleri, orman, hayvan ve tarım ürünleri, el ve ev sanatları gibi ürünlerin satın alınması, depolanması ve pazarlanması, tesis edilmesi ve tesisin niteliğinin değiştirme hizmetlerinin desteklenmesi ile diğer hizmet konularına ait projelerde yer alan her türlü faaliyetler için; muhtaç köylüler, kooperatifler ve kooperatif birliklerine ayni ve nakdi kredi yardımları yapılmaktadır.

İçel Ekonomisinin Binlerce Yıldan Buyana Devam Eden Temel Uğraşı

Ticaret

Dünyada ve ülkemizde yaşanan değişim ve gelişmelerle giderek önem kazanan bölgesel bütünleşmelerin etkileri, AT ile oluşturulan entegrasyon ve gümrük birliği sürecinin başlamasıyla, karşılıklı ticaretin önemi daha da artmıştır.

Tarım ürünleri ve tarıma dayalı sanayi hammaddeleri, geçmişte olduğu gibi günümüzde de İçel dış ticaretinin ağırlığını oluşturmaktadır. Ancak sanayi ürünleri ihracatı, çeşit ve miktar olarak her geçen yıl önemli ölçüde artmaktadır.

İçel'in özellikle pamuk, narenciye ve taze sebze meyve ağırlıklı olarak başlayan ihracatı, 1980'liyıllarda ihracatçıya tanınan teşviklerle önemli gelişmeler göstermiştir. Bu teşviklerle birlikte, belirli ülkelere sınırlı olarak yürütülen ihracat, hem ülkeler hem de ürün çeşidi olarak geniş bir yelpazeye yayılmıştır. Mersin limanı ilde üretilen ihraç kalemleri dışında, başta nohut, fasulye, mercimek gibi bakliyat ürünleri olmak üzere, orta ve Doğu Anadolu'dan gelen çeşitli tarımsal ürünleri de ihraç etmektedir.

1980'de 510 bin ton olan ihracat, 1981'de 880 bin tona, 1982'de 1.029 bin tona, 1983'dei .230 bin tona, 1985'de 1.850 bin tona, i 988'de 3 milyon ton seviyesine, ihracattaki teşviklerin kaldırılmasına paralel olarak 1990-1991-1992'de 2 milyon tonun üzerinde olan ihracat, 1993'de 1.500bin seviyesine gerilemiş, tüm ekonomik olumsuzluklara, uygulanan yanlış ihracat politikalarına rağmen 1994-1995-1996 yıllarında 2 milyon ton ve nihayet 1997'de ise 3 milyon ton olarak gerçekleşmiştir.

İçel'den yapılan ihracatta tarım ürünlerinin yanı sıra; başta cam ve cam mamulleri, kimya sanayi ürünleri, dokuma ve giyim sanayi ürünleri ile çimento ve maden cevheri, diğer önemli kalemleri oluşturmaktadır.

Güney Doğu (GAP), Doğu Anadolu Tarımsal Potansiyeli ve İçel

GAP projesi ürün vermeye başladığında, günümüze kadar Türkiye'nin yaş sebze ve meyve deposu olan bölgemizin yanında, ikinci bir tarımsal merkez oluşacaktır. Yıllardır, özellikle Ortadoğu ülkelerine yapılan ve Mersin'den gerçekleştirilen taze sebze ve meyve ihracatı, bölgeye yakınlığı nedeniyle, doğu bölgemizden kara yolu ile yapılması olasılığı daha gerçekçi görülmektedir. Ancak, Doğu Anadolu'nun henüz tarıma kazandırılmamış topraklarında yetişecek olan ve Çukurova'nın iki üç kat fazlası tahmin edilen tarımsal üretimin, Avrupa ve Uzak Doğuya olan ihracatının Mersin limanından gerçekleşeceğini söylemek mümkündür. Doğu Anadolu Bölgesi'nden Mersin'e yönelecek bu ihracatın ana ürünleri; başta hububat, bakliyat ve pamuk olacaktır. Bu tahminler doğrultusunda yapılacak ihracat, günümüzdekinin dört beş katına çıkacaktır.

Gerek GAP gerekse Doğu Anadolu potansiyel tarım bölgelerinden sağlanan ürünün, bölgeye transferi ile ihracatın büyük bir artış göstereceği; başta liman hizmetleri olmak üzere nakliye, depo-ant-repo, denizcilik sektörü, bankacılık, gümrük ile oda-birlik-borsa hizmet ve faaliyetleri de artacaktır.

Geçmişten Günümüze Denizyolu, Karayolu ve Demiryolu Ulaşımının Gelişimi

ULAŞIM

İçel karayolu, demiryolu, denizyolu ve havayolu ulaşım olanaklarının tümünden yararlanmaktadır. Adana Havaalanı, yakınlığı nedeniyle geniş ölçüde İçel'e de hizmet vermektedir.

Tarihçe

İçel yöresi dağlarla çevrili olduğundan, Kilikya kapıları olarak bilinen Gülek, Sertavul ve Belen geçitleri, eski çağlarda olduğu gibi günümüzde de Orta Anadolu, Suriye ve Akdeniz bağlantılarını sağlamaktadır. Antik Çağlar'dan Yeni Çağlara kadar, deniz taşımacılığının önemli olduğu İçel yöresinde, 19. yüzyıldan itibaren artan dünya ticareti ile birlikte, tarihi liman ve iskelelerin kapasiteleri ve konumları yetersiz kaldı. Kitabın "Mersin Limanı" bölümünde anlatıldığı gibi, 19. yüzyılın ortalarından itibaren hızla gelişen dış ticaret, Mersin limanını uluslararası bir konuma getirdi; ancak hinterlantlarıyla düzenli karayolu bağlantıları bulunmamaktaydı.

Karayolu

1869 yılında Konya Vilayeti Meclisi Umumisi'nin nafıa işleri ile ilgili işler kapsamında yer alan"Halep ve Akköprü'ye kadar, Niğde yönünden ve diğer taraftan Adana ve Tarsus'a ulaşacak ve Mersin limanına bağlanacak bir şose yapılması için Adana vilayetine tebligat yapılması talebi, 1869 yılında kabul edilmişti. Böylece İç Anadolu kentlerinin de Mersin limanından yararlanma isteği ortaya çıktı. Nitekim, Adana Valisi Abidin Paşa zamanında, 1875'lerde bu yolun açıldığı bilinmektedir. 1890 yılında bölgede iki önemli karayolu vardı. Her ikisi de Mersin'den başlayan bu yollardan birincisi Tarsus-Adana-Kozan, ikincisi de Silifke bağlantısını sağlamaktaydı. V Cuinet, 1890'da İçel yöresinde, 32.939 kişinin yol yapımında çalışmakla yükümlü tutulduğunu yazmaktadır. Cuinet'in verilerine göre, 7.936 yükümlüyle Tarsus en önde gelmekte, 5.200'er yükümlü ile de Silifke ve Anamur onu izlemekteydi. En az yükümlü ise Mersin'deydi. İngilizler ve Almanların yöredeki ticari ve sınai etkinlikleri arttıkça, karayolları da gelişmeye başladı. 20. yüzyılın ilk yıllarında, Adana-Mersin-Silifke, Silifke-Mut-Karaman-Konya yollarının yapımı da gerçekleşmişti.

1901 Adana Vilayet Salnamesi'ne göre, 20. yüzyılın başında Taşucu-Silifke ile Silifke-Mersin-Karaman arasında şose yol vardı. Özelikle Çukurova'dan elde edilen pamuk ve diğer tarımsal ürünlerin ihracı nedeniyle, 1886'da Adana-Mersin demiryolu inşa edilmiş, 1890 yılından itibaren de karayolu yapımına öncelik verilmiştir. 20. yüzyılda da artarak devam eden gelişme, Cumhuriyetin ilanından sonra ve özellikle i 955'li yıllardan itibaren uluslararası ticaret ağının önemli bir odağı haline gelmeye başlamıştır. Türkiye'nin 1965 yılında Uluslararası TIR konvansiyonuna imza koymasıyla, uluslararası karayolu taşımacılığı hızla artmış ve bu sektör özellikle merkez ilçe Mersin'de odaklaşarak gelişmiştir. Mersin limanının faaliyete geçmesi, ihracat ve ithalatın artması, ilin araç trafiğini her yıl katlanarak arttırdı.

Uluslararası ihracat ve transit yük 'taşıyan araçlar hariç, 1985 yılında hinterlantdan Mersin limanına gelen-giden araç sayısı 267.875'dic Bu sayı 8 yıl sonra, 1993 yılında %24 artışla 331.312'ye yükselmiştir. 1994-2020 gelişim aşamasında, ihracat, liman hizmetleri, GAP projesinin faaliyete geçmesiyle, İçel'e yönelecek ihraç malı potansiyelinin taşınması sonucu, ilde özellikle Mersin'e gelen-giden araç sayısının süreç içerisinde 2-5 milyon adede ulaşacağı söylenebilir.

İçel'de devlet yolu 537 km, Otoyol 175.7 km (Trafiğe açık 1 10.2 km. inşaa halinde 65.5 km. Köy yolları:Asfalt 1423 km, stabilize i 919 km, tesviye i 618 km, ham yol 1353 km.

Mevcut Adana-Mersin Otoyolu, daha sonra inşa edilen Toros Gülek tüneli ile Toros dağlarının geçişini sağlayan Pozantı-Tarsus Otoyoluna bağlandı. Projeye bağlı olarak daha sonra Tarsus, Adana, İskenderun, Gaziantep bağlantılarıyla doğu ve güney yönünde uzatıldı.

Mersin Limanı

150 yıl öncesinden başlayarak, ithalat ve ihracatta başlıca görevi üstlenen Mersin limanı ile ilgili bilgiler. kitabın "Mersin Limanı" bölümünde ayrıntılı olarak verilmiştir.

Bölgenin önemli konumu nedeniyle, 1964 yılında inşaatı tamamlanan Mersin limanından, hammadde ve tarımsal ürünlerin ithalat ve ihracatı da arttı. Daha sonraki yıllarda, liman çevresinde silo ve büyük sanayi yatırımlarının işletmeye açılması, seracılığın il ve ülke dışında da talep görmesi, Ortadoğu ülkeleri ile ticaretin gelişmesiyle birlikte; limanın işlerliği artmış, 1970'li yıllardan itibaren öncelikle mevcut karayolu ulaşım bağlantılarının geliştirilmesi zorunlu olmuştur.

Demiryolu

Osmanlı İmparatorluğu'n da karayollarının yansıra demiryolları ile hinterlandların bağlantısına da önem veriliyordu. Adana'dan geçen Bağdat demiryoluna, Mersin limanını bağlama çalışmaları i 883 yıllarında başlamıştı. Demiryolu yapımı aracılığıyla bağlantılar, Davis'in sözünü ettiği kervan ticaretinden farklı bir ulaşım türüne geçen ve ona göre depolama veya aktarma yöntemleri gerektirecek bir sisteme kaymaktaydı. 1883 yılında Mehmet Nihat Bey ile Kostaki Teodoridi (Kara Todori Paşa) adlı iki Osmanlı vatandaşı, 99 yıllık bir demiryolu ortaklığı imtiyazı aldılar. imtiyazlarını, 1885'te, 165.000 İngiliz Lirası sermayeli Osmanlı Demiryolu Ortaklığı'na sattılar. Ortaklığın sahibi Baron Evain de Vandeuve idi. Ortaklık, her biri 20 İngiliz Lirası değerinde 8.250 hisse senedi çıkardı. Bu hisse senetlerinin 2.500'ünüFransızlar, 3.500'ünü İngilizler, 1.980'ini İstanbul eşrafı, 270'ini Adana ve Mersin eşrafı aldı. Böylece mahalli halkın sadece idari taksimat ve meclisler aracılığıyla idari sisteme katılmakla kalmayıp, aynı zamanda serbest piyasa ekonomisi koşulları kapsamında, kendi kentini ilgilendiren konularda yatırım yaparak konuya sahip çıkmış ve bireysel müteşebbislik de dünya kapitalizmi süreci içinde, giderek Osmanlı sistemine girmiştir. 67 km uzunluğundaki demiryolu 1886 yılında açılmıştır. Mersin'de inşa edilen istasyon binası, günümüzdeki gar binasının 50 m doğusundadır Aynı tarihlerde istasyon, rıhtım ve istasyon ile Mersin'de bulunan bazı fabrikalar arasında dekovil hattı da kurulmuştu.

Demiryolları, 1980'li yıllarda karayolu ve denizyolu taşımacılığının gerisinde kalmış ve geçmişteki önemini yitirmiş olmakla birlikte; taşımacılıkta günümüzde de belirli bir paya sahiptir.

Uzunluğu 67 km olan Adana-Mersin demiryolunun temeli Abidin Paşa'nın valiliği döneminde atılmış ve 2 Ağustos 1886'da büyük bir törenle Köse Raif Paşa'nın valiliği sırasında işletmeye açılmıştır.

İçel ili dahilindeki hat uzunluğu tek hat olarak 53.209 m olup, 44.200 m'lik ikinci hatla birlikte toplam 97.409 m demiryolu hattı mevcuttur

Her gün Mersin'den Adana'ya i 9, Adana'dan Mersin'e 19 olmak üzere toplam 38 karşılıklı sefer yapılmaktadır Ayrıca, Mersin-İskenderun arasında günde 3 gidiş, 3 geliş olmak üzere 6 tren seferi; bunların dışında Mersin-İslahiye arası karşılıklı birer sefer yapılmaktadır. Günde ortalama yolcu sayısı3.000 kişidir. Yenice'den bağlantılı olarak Ankara, Eskişehir, Afyon ve Haydarpaşa'ya bağlantılar mevcut olup, Adana bağlantısı ile hat bulunan tüm illere ulaşım yapılabilmektedir.

İçel ili dahilindeki gar ve istasyonlar; Mersin Gar Müdürlüğü, Tarsus Gar Şefliği, Yenice Gar Şefliği, Kelebek Durağı, Hacı kırı istasyonu, Karacailyas Durağı, Hacı talip Durağı, Taşkent İstasyonudur.

Enerji

Türkiye'de hidroelektrik enerjisi üretimi, ilk kez Osmanlı döneminde Tarsus ilçesinde gerçekleştirilmiştir. Bir su değirmeninden sağlanan enerji, transmisyon kayışıyla 2 kw'lık Suissera marka bir dinamoyu çeviriyor ve buradan elde edilen elektrik enerjisi Tarsus'a veriliyordu.

20. yüzyılın başında Mersin sanayi kuruluşları, kendi ihtiyaçları olan elektriği üretmekteydiler. Kent için aboneli elektrik üretimi ve dağıtımı ancak 1924 yılında gerçekleşebilmiştir.

Yeraltı Kaynakları

Eski Çağlar'da Gümüş Dağlar olarak bilinen Toroslar, il yüzölçümünün %60'ını kaplar. Böylesine geniş dağlık alanlar, doğal olarak çok çeşitte yeraltı zenginliklerini de barındırmaktadır.

DEMİR

Kürtler Demir Yatağı : Gülnar ilçesi Pelit pınarı köyündedir. Rezerv: 1 .100.000 ton.

Örendüzü Demir Yatağı : Aydıncık ilçesi Yeni kaş köyündedir. Rezerv: Görünen rezerv

120.690 ton, muh rezerv 1 .293.000 ton, mümkün olan rezerv ise 5.445.000 ton.

Tana Deresi Demir Yatağı : Aydıncık ilçesi Tana deresindedir Rezerv:Görünür rezerv 60.000 ton.

Yanışlı Demir Yatağı : Aydıncık ilçesi Yanışlı köyündedir Rezerv:Görünür rezerv 31 850 ton.

Besi Tepesi Demir Yatağı : Aydıncık ilçesi Büyükeceli beldesinde. Rezerv: Görünür rezerv 147 000 ton.

Taşbaşi Tepe Demir Yatağı : Gülnar ilçesi Hırmanlı köyünde. Rezerv:Görünür rezerv 280 000 tondur.

Koçaşlı Demir Zuhurları : Aydıncık ilçesi Koçaşlı köyündedir. Demir terörü %19-40 arasında değişir.

Dedeler Demir Zuhuru : Dedeler köyündedir. Tenör %40-57 Fe arasında değişmektedir.

Aksaz Demir Zuhuru : Aydıncık ilçesi Aksaz köyündedir. Tenör:Tenör %19-45 Fe arasında değişir.

Melleç Demir Zuhuru : Anamur ilçesi Melleç köyündedir. Rezerv:Gör.+muh. rezerv 90 300 tondur.

Tepeköy Demir Zuhuru : Tepeköy beldesindedir. Tenör:Fe tenörü %10 civarındadır.

KROMİT

Sıraç Köyü Kromitit Zuhurları : Erdemli ilçesi Sıraç köyündedir. 12 000 ton görünür, 52 000 ton muhtemel, 21 000 ton mümkün olmak üzere toplam 85 000 ton rezerv hesaplanmıştır.

Deve döşü Kromitit Zuhurları : İçel iline bağlı Fındık pınarı köyündedir. Muhtemel Rezerv 70 000 ton.

Yapraklı Kromitit Zuhuru : Yapraklı mevkiindedir. Görünür Rezerv:112 500 tondur.

Musalı Köyü Kromitit Zuhur : Musalı köyündedir. 315 000 ton muhtemel rezerv bulunmaktadır.

Akarca Köyü Kromitit Zuhuru : Akarca köyündedir 1300 ton görünür rezerv bulunmaktadır.

Hacıalanı Dere Kromitit Zuhuru : Erdemli ilçesi Hacı alanı köyündedir. %20-25 Cr203 tenörlüdür.

Horozlu Kromitit Zuhuru : Fındık pınarı köyü Karagöl mevkiindedir. % 15-20 Cr203 tenörlüdür.

KURŞUN ÇİNKO YATAKLARI

Çiğdem Gölü Zuhuru : Rezerv 21 .000 ton olabileceği sanılmaktadır.

Orta konuş Yatağı : Arsenik bakımından zengin 3000 tonluk birjarozit filonu hariç rezerv kalmamıştır.

KÖMÜR

İçel-Çamlıyayla Kömür Yatağı : İçel Çamlıyayla batısındadır. 4.458.486 tonluk rezerv vardır.

DOLOMİT

Aydıncık Dolomit Yatağı : Gör+muh rezervi 9.616.880.000 ton, bahada hiçbir işletme faaliyeti yoktur.

KUVARS KUMU-KUVARSİT

Başta cam ve cam yünü sanayinin ana hammaddesi olan kuvarsit, demir ve çelik sanayi, ferrokrom ve soda sanayi, dökümcülük, seramik, deterjan, inşaat sektörün çeşitli malzemeleri vb. olarak kullanılmakta, İçel ilinde Ovacık ve civarında yaygın olarak bulunmaktadır. Tarsus civarındaki kuvars kumu yatakları da önemlidir.

TUZ

Arap Ali Tuz Yatağı : Yatağın tavanında, içinde merceksi ve çatlak dolgusu biçiminde tuz ve anhiritkütleleri bulunan gri kil ve silt yer almaktadır. Görünür rezerv 64.000.000 tondur.